"AMA BEN SİGARA İÇMEYİ SEVİYORUM"
Bu cümle sigara tiryakileri tarafından
sıklıkla söylenir. Sigara içmeyenler ise bu kadar zararlı bir şeye
olan bu düşkünlüğe inanamazlar. Aslında tiryakiler yalan söylerler,
yalan söylediklerini kendileri de fark etmezler. Onlar sadece sigara
içmeyi sevdiklerine inanırlar. Eğer beyinleri devreye girmeden sadece
vücutları konuşsaydı mutlaka bambaşka şeyler söylerdi.
Sigara içenler kendilerini sigarasız
düşünemezler, bu onlar için vazgeçilmezdir, içmediklerinde elleri
boş kalır. Pek çoğu bu korkunç maddeyi "en iyi arkadaşım"
diye adlandırır, üstelik bu en iyi arkadaşın kendilerini yavaş yavaş
öldürdüğünü bile bile. Ama gene de en geçerli sigara içme sebebi ona
karşı olan "sevgidir".
Aslında, onları sigaraya bağımlı yapan
şey tam olarak fiziksel değildir. Eğer öyle olsaydı, sigarayı ilk
içtiğimizde hoşumuza giderdi. Kaç insan hayatında içtiği ilk sigaradan
zevk almıştır? Ya da ilk sigarayı içer içmez günde iki paket sigara
içen bir tiryaki haline gelmiştir? Eğer insana öyle mükemmel bir keyif
verseydi herhalde bunlar gerçekleşirdi. Ama hiç kimse, ilk sigarasını
içtiğinde zevkten dört köşe olduğunu söyleyemez.
Aksine ilk sigara içimi, çok keyifsiz,
acıklı, çoğunlukla mide bulantısıyla sonuçlanan kötü bir tecrübedir.
Herkes ilk deneyimini şöyle anlatır: Boğazım yandı ve öksürmeye başladım.
Midem bulanmaya başladı ve saatlerce başım döndü. Dişimi fırçalasam
da ağzımdaki o iğrenç tat geçmedi". "Bir daha hiç sigara
içmemeye karar verdim. Ama arkadaşlarım içiyordu ve ben de içmeliydim..."
Peki bu kötü ilk tecrübeden sonra, sigara
içmeye devam edilmesinin sebebi nedir? Bunun genel olarak üç sebebi
vardır, birinci ve en yaygın olanı, bizi yaşımızdan daha büyük ve
daha olgun gösterdiğine inanmamızdır. Eğer bir yetişkin gibi sigara
içersek, bir yetişkin gibi görüneceğimizi düşünürüz. Aslında bu doğrudur
ama sadece yaşıtlarımız ve bizden daha küçük çocuklar arasında. Gerçek
yetişkinler, sigara içen ergenlik çağında bir çocuk görünce, onun
sigaraya ne kadar erken başladığını düşünüp, üzülürler.
İkinci sebep, sigara içenlerin daha cazibeli
göründüğümüz yanılgısıdır. Büyüme çağındaki çocuklar genellikle ünlü
artistlerden etkilenir ve kendi imajlarını onlara bakarak çizerler.
Liz Taylor, James Dean, John Wayne, Humphrey Bogart, Suzan Avcı, Neriman
Köksal, Ayhan Işık, Fikret Hakan gibi sigara içmeye çalışır pek çok
genç, bilinçli olarak ya da bilinçsizce. Her gencin kendine seçtiği
bir model vardır. Bahsettiğimiz bu oyuncular, filmlerin en önemli
sahnelerinde hep sigara içerlerdi. Üstelik John Wayne bir Amerikan
sigarasının reklamında bile oynamıştı. Ayrıca hep en seksi diye tanımlanan
aktrisler sigarayla poz vermişlerdir.
Üçüncü yaygın sebep ise arkadaşlardır.
Eğer arkadaş grubunuzdaki herkes sigara içiyorsa ve siz içmiyorsanız,
onlar tarafından büyük ihtimalle tuhaf karşılanırsınız. İlk gençlik
döneminde, asi genç imajı çizmek her zaman eğlencelidir. Sigara asi
gençlerin sembolüdür.
Ancak, oyun gibi başlayan bu korkunç
alışkanlık, ilerleyen yıllarda, içen kişiyi nikotin bağımlısı ve etrafına
dayanılmaz kötü kokular yayarak dolaşan birisi haline getirecektir.
Bugün sigaranın zararları bilindiği halde,
sigaraya başlayan veya onu bırakamayan insan sayısı da ne yazık ki
hiç de az değil. Ateşin sönmesini engellemek için kimyasal bir uygulamadan
geçirilmiş bir kağıda sarılı zehirli bitki, tohum ve maddelerden çıkan
zehirli bir dumanı içimize çekerek hem kendimizin hem de çevremizdekilerin
sağlını bozmamızın sebebi ancak, bu iğrenç maddenin arkasındaki maddi
kazanç odakları olabilir. Hâlâ bu odaklar, insanları kendilerini öldürmeleri
için motive edebilmekte ve biz de hâlâ bunların bizim hayatımız üzerinden
para kazanmalarına izin vermekteyiz.
Yaptığımız şeyin farkında mıyız? Ne yazık
ki değiliz. Neden sigara içtiğimizi bile sorgulamıyoruz. Bütün söyleyebildiğimiz,
nikotin bağımlısı olduğumuz ve onu bırakmamızın zor olduğu...
Bu sizce yeterli mi? Yıllarca nikotin
almadan yaşadığımızı unutuyor muyuz? Tüm gelişimimizi, sağlıklı, güzel
kokarak geçirdiğimiz günlerimizi nikotin olmadan yaşıyoruz oysa...
Kendimiz o kadar kandırıyoruz ki, sigara içmeden geçirdiğimiz yılları
silip atıyoruz sanki.
Bazen sigarayı yıllarca bırakan kişiler,
o kadar yıldan sonra, birdenbire bıraktıkları günkü kadar sigara tüketimine
başlayabiliyorlar. Bunun sebebi sadece nikotin bağımlılığı olabilir
mi?
Sigaraya bağımlığı yapan şey nedir? Başta
bahsedilen üç sebepten başka bir şey değildir. Çünkü, sigara içerken
hâlâ olgun, cazibeli ve farklı göründüğümüzü düşünüyoruz. Ötesini
de düşünmüyoruz. Rol yapıyoruz.
Peki ne yapacaksınız? Sizi sigara içmeye
iten sebepleri tekrar düşüneceksiniz. Hem de bir yada iki kez değil
defalarca, binlerce kere. Çünkü yıllardır, bu sebepler sizi binlerce
sigara içmeniz için şartladı. Her sigara vücudunuzun acı çekmesine
sebep oldu. Sigara içmek acı verir, siz bunu hissedemeyecek kadar
körelmiş olsanız da.
Bazen bir kişinin fikir değiştirmesi
bir anda olur. Bazen daha uzun sürer. Kimileri sigarayı birdenbire
bırakır, kimileri yavaş yavaş. Bu beyninizdeki şartlanmanın dozuna
bağlıdır. Şartlanmayı yok ederseniz, sigara içmeniz için bir sebep
kalmaz.
Unutmayın, sigarayı bırakmakla, sigara
içme sebepleriniz yok etmek aynı şeyler değildir. Sigarayı bırakabilirsiniz
ama eğer konuyu beyninizden silmezseniz yukarıdaki örnekteki gibi
yıllar sonra hiç bırakmamış gibi başlayabilirsiniz.
Ne kadar sigarayı sevdiğinizi söyleseniz
de, kendinizi kandırmayın. Belki geçmişi değiştiremeyebiliriz ama
sağlıklı bir yarına kavuşabiliriz.
Geri